haberler

Belediyecilik; insanlarla gülmek, onlarla ağlamaktır

İlim Hikmet Sofrası Cumartesi Sohbetleri programının bu haftaki konuşmacısı Belediye Başkanı Tahsin Babaş oldu.

Hazreti Pir Şeyh Şa’ban-ı Veli Kültür Vakfı tarafından her hafta Cumartesi Günleri organize edilen ve alanında uzman idareci, yönetici, bilim adamı ve akademisyenlerin konuşmacı olarak yer aldığı İlim Hikmet Sofrası Cumartesi Sohbetleri’nde bu hafta sonu ise Belediye Başkanı Tahsin Babaş konuşmacı sıfatı ile yer aldı. Her hafta sonu halka açık olarak gerçekleştirilen Cumartesi Sohbetleri’nin Şubat Ayı ilk programında konuşan Babaş, 30 yıla yaklaşan Belediyecilik tecrübelerini dinleyiciler ile paylaştı. Belediyecilik konusundaki üst düzey tecrübesi, Kastamonu şehrini cadde ve sokakları ile karış karış bilmesi, bir şehrin nelere ihtiyaç duyduğunu çok iyi bilmesi ve insanı hizmetlerinin odak noktasına yerleştiren idarecilik anlayışı ile ‘Şehir, İnsan ve Belediyecilik’ temalı bir konferans veren Babaş, bir saati aşkın bir süre zarfında katılımcılarla deneyimlerini paylaştı. 30 yıla yakın bir süredir Belediyeci olarak Kastamonu’ya hizmet ettiğini konuşmalarında belirten Babaş, Kastamonu’da girmediği cadde ve sokağın bulunmadığını özellikle sokaklardan gelen, orada yetişen bir idareci olduğunu vurguladı. Babaş; “Kastamonu’da görevim icabı ile Belediyeci olmam hasebi ile girmediğim, görmediğim cadde ve sokak yoktur. Bugün Aşağıimaret’teki, İsmailbey’deki veya Honsalar’daki Seher Hanım’ın evinden Esentepe’deki Kaptan Hüseyin Ağabey’in evine kadar herkesin evine girmişimdir. Mutlaka ama mutlaka bahçesinde, yolunda, suyunda, çatısında, sıvasında bir yerlerinde olmuşumdur. Bu bize çok önemli artılar sağlıyor. Şehrin ihtiyaçlarını iyi analiz etmeniz gerekiyor ve ona göre proje hazırlamanız gerekiyor. Kimin için? Gelecek nesiller ve mevcut yaşayan insanlar için. Zaten Belediyecilik; insanlarla gülmek, onlarla ağlamaktır” diye konuştu.

‘SADECE YOL, KALDIRIM YAPMAKLA BELEDİYECİLİK OLMUYOR’

Belediyecilik konusunda deneyimlerini paylaşmaya ve sahip olduğu belediyecilik anlayışını açıklamaya devam eden Babaş; “Cihan Padişahı Fatih Sultan Mehmet Han’ın şehirle ilgili bir sözü vardı. Şöyle ki; Hüner bir şehri bünyad etmektir; reaya kalbin abad etmektir. Bakın çok önemli bir söz bu. Ben bu söz üzerinde çok düşünürüm. Yani ne diyor burada: Siz bir şehri imar edin. Ama diyor ne kadar da imar ederseniz edin halkı hoş etmeniz lazım. Hoş etmediğiniz sürece bir anlamı yok. Doğrusu da bu. Yani imar ederken halkınızı da hoşnut etmelisiniz. Sadece yapılarla, yollarla, kaldırımlarla belediyecilik olmuyor. Artık günümüzde ‘Sosyal Belediyecilik’ diye bir şey var. Bu kavram Belediyeciliğin çok önemli bir yönünü işgal ediyor. Bu yüzden Sosyal Belediyecilik ile insanlara yardımcı olmanız onlara destek olmanız lazım” diye konuştu.

‘İNSAN, ŞEHİR VE BELEDİYECİLİK KAVRAMLARI BİRBİRLERİNDEN AYRI DÜŞÜNÜLEMEZ’

İnsan, şehir ve belediyecilik kavramları üzerinden değerlendirmelerine devam eden Babaş; “İnsan, şehir ve belediyecilik kavramları, birbirlerinden ayrı düşünülmesi imkânsız derecede iç içe geçmiş kavramlardır. Bu üç kavramdan herhangi bir tanesini yok saydığınız takdirde diğer iki kavram da içi doldurulamaz bir hal almaktadır. Ne insansız bir şehir ne de yeri, yurdu, vatanı yani bir şehri olmayan insanlık düşünülemez. Bu iki kavramın dışında yer alan belediye ve belediyecilik olgusunu ise tamamen farklı bir boyutta incelemek gerekmektedir. Çünkü belediyeler insanlara ve dolayısıyla da insanların yaşam alanları olan şehirlere hizmet etmek için var olmuşlarıdır. Kuruluş amaçları itibari ile insanlara hizmet verme; şehirlerin altyapısıyla-üstyapısıyla imar işlerini gerçekleştirme, idare alanında bulunan vatandaşların mutlu, huzurlu ve refah içerisinde hayatlarını idame ettirmelerini sağlama gibi çok çeşitli ve geniş kapsamlı görevleri vardır. Biz eğer bu üç kavramı işleyen bir çarkın dişlileri olarak tezahür edecek olursak belediyeciliği de bu çarkın dinamosu olarak tanımlamamız hiç de yanlış olamayacak bir betimleme olacaktır. Belediye bu çarkın sistemli olarak işlemesinde ciddi vazifeleri yerine getirmektedir” diyerek sözlerini sürdürdü.

‘HİZMET ETMEYEN BİR BELEDİYE KÖHNELEŞMEYE MAHKÛM KALIR’

Her şeyin temelinde insanın olduğunu ifade eden Babaş, dünya üzerindeki her şeyin de yaratılış gayesi ile insanlara hizmet etmek üzere var olduğunu söyledi. Babaş; “Bu temel prensip şehirler ve belediyeler için de oldukça geçerli bir kanıdır. Burada belediyelere düşen en mühim vazife ise insanların refah içerisinde yaşamalarına zemin hazırlamak ve gerekli koşulları karşılamaktır. ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın ey oğul’ diyerek Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucusu Osman Gazi’ye nasihatte bulunan Şeyh Edebali’nin de vurguladığı gibi belediyelerin de öncelikli vazifesi insandır ve insana hizmettir. İşi özüne değinmek gerekirse hem şehirlerin hem de belediyelerin ortak ve odak noktası insan hayatıdır. Zaten şehirler de belediyeler de insan ihtiyaçlarının neticesinde doğmuşlar ve bu ihtiyaçlar vesilesi ile de mevcudiyetlerini devam ettirmektedirler. Hizmet etmeyen bir belediye; tıpkı terk edilmiş ve zamanla çürümeye yüz tutmuş tüm binalar,  şehirler gibi ıssızlığa, köhneleşmeye mahkûm kalır. İnsan odaklı belediyecilik ve insan odaklı hizmet her şeyden önce gelir. Belediyecilik tam manasıyla vatandaşı mutlu etme sanatıdır” dedi.

‘AĞLAMAYI BİR KURBAN BAYRAMI’NDA ÖĞRENDİM’

Hazreti Pir Şeyh Şa’ban-ı Veli Kültür Vakfı’nın tertip ettiği İlim Hikmet Sofrası Cumartesi Sohbetleri’nde ‘Şehir, İnsan ve Belediyecilik’ üzerine tecrübelerini paylaşan Belediye Başkanı Tahsin Babaş, ilk defa Kastamonu Belediyesi Su Şebeke Şefi olarak göreve başladığı dönemde yaşadığı bir anıyı da dinleyiciler ile paylaştı. Babaş; “İlk defa Su Şebeke Şefi olarak göreve başladığımda şehrin yüzde 50’sinin suyu akmıyordu. Ben de bakıyordum biz bu işi nasıl çözeceğiz diye. Yine bir Kurban Bayramı idi ve yine su yoktu. Ey Allah’ım dedim; bize güç ver ve bu işi biran önce çözelim dedim. Bakın Kurban Bayramı ve şehrin yarısında su akmıyor. Bu insanlar ne yapacak? İnanır mısınız ben ağlamayı orada öğrendim. Bunu tüm samimiyetimle ifade etmek istiyorum. Bu hırsla ve bu heyecanla da hemen göreve başladık. Allah’a şükürler olsun bugün de nüfusumuza yetecek oranda suyumuz var. Bu hizmetler insan hayatı açısından, şehircilik açısından önemli faaliyetler. Tabi artık günümüzde belediyecilikten talepler de değişti. Bize gelenler eskiden su, kanalizasyon, yol, park ve bahçe gibi şeyler isterlerdi. Şimdi ise tamamen farklı talepler var. Özellikle vizyon projeler isteniyor. Ama bence, öncelikli olarak Belediyecilik neyi öngörüyorsa onu yapmak lazım. İnsanların gündelik ihtiyaçlarını karşılamaktan tutun da, gelecek nesillerin ihtiyaçlarına cevap verecek projeler üretmek lazım” diye konuştu.

Yazar