haberler

Sokak Hayvanları Projesi’nde Kastamonu pilot il oluyor

Kastamonu, sokak hayvanlarına yönelik olarak Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından geliştirilen proje kapsamında pilot il oluyor.

Geçtiğimiz günlerde Kastamonu’ya gelerek Belediye Başkanı Tahsin Babaş ile görüşen ve sokak hayvanlarının korunması ve kontrollü üremelerinin sağlanması konusunda Kastamonu’nun pilot il olması için talimat vererek gerekli incelemelerin yapılmasını isteyen Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu tarafından görevlendirilen Bakanlık yetkilileri, gerekli inceleme ve görüşmeleri yapmak üzere Kastamonu’ya geldiler. İlk olarak Belediye Başkanı Tahsin Babaş ile birlikte Kastamonu Belediyesi Geçici Hayvan Bakımevini ziyaret eden Orman ve Su İşleri Bakanlığı Yaban Hayatı Daire Başkanı Cihangir Altuğ ve Hayvanları Koruma Şube Müdürü Özcan Yaman, buradaki ziyaretlerinin ardından Belediye Toplantı Salonu’nda İlçe Belediye Başkanlarının da katılımı ile geniş çaplı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirdiler. Sokak hayvanları konusunda yaptığı çalışmalar hakkında açıklamalarda bulunan Babaş; “Şehirlerde yaşayan bizlerin sokak hayvanlarının hayatımızın birer parçası olduklarını bilmemiz ve onların yaşantılarını idare ve idame ettirme konusunda çalışmamız gerekiyor” dedi.

‘10 BİNİN ÜZERİNDE SAHİPLİ VEYA SAHİPSİZ SOKAK HAYVANI VAR’

Proje ile ilgili olarak değerlendirmelerine devam eden Babaş; “ Geçtiğimiz günlerde Orman ve Su İşleri Bakanımız Sayın Veysel Eroğlu Kastamonu’ya geldi. Biz sorunlarımızı kendilerine ilettik. Hatta hayvan severlerimiz konuyla ilgili bir dosya da sundular. Sayın Bakanımız da biz bu konuda Kastamonu’yu pilot il yapalım dedi. Bakanımızın talimatları üzerine de Yaban Hayatı Daire Başkanı Cihangir Altuğ ve Hayvanları Koruma Şube Müdürü Özcan Yaman ilimize konuyu neticelendirmek üzere geldiler. Biz bunu sadece Kastamonu merkez olarak düşünmüyoruz. Kastamonu ili sınırlarının tamamını ele almak istiyoruz. Sokak hayvanları konusunda hiç kimseyi mağdur etmeden, herkesin memnun olacağı bir şekilde nasıl bir çalışma yapabiliriz diye bir araya geldik. Biz öncesinde bir çalışma yaptık. İl merkezi başta olmak üzere ilçelerimizdeki ve köylerdeki muhtarlarımızı aradık ve bir envanter çıkardık. Yani şuanda sahipli ve sahipsiz sokak hayvanı açısından sayı nedir? Bunu bir liste halinde çıkardık. Şuanda 10 binin üzerinde sahipli ve sahipsiz köpek var. İlçeler, köyler ve merkez dahil olmak kaydı ile biz buna maksimum 15 bin minimum ise 10 bin diyoruz” diye konuştu.

‘SOKAK HAYVANLARI KONUSUNDA ORTAK KANI KISIRLAŞTIRMA’

Sokak hayvanlarının kayıt altına alınması gerektiğini ifade eden Babaş, bu konuda ayrıntılı bir çalışma yapılmasının gerekliliğini vurguladı. Babaş; “Bizim sokak hayvanlarını nasıl kayıt altına alacağımız ve düzenli bir yönteme nasıl adapte edeceğimiz konusunda çalışma yapmamız lazım. Bu işin ilmini ve bilimini yapan kişilerce varılan ortak kanaat öncelikle sokak hayvanlarının üremelerinin durdurulmasıdır. Biz öncelikle bu işi yapacağız. Yani sokak hayvanları başta olmak üzere kısırlaştırma çalışması yapacağız. Sabah yapmış olduğumuz istişarelerde de Sayın Daire Başkanımızın da aynı düşüncede olduğunu gördüm” dedi.

‘MERKEZDE ÇOK GENİŞ KAPSAMLI BİR KISIRLAŞTIRMA ÜNİTESİ KURMAMIZ GEREKİYOR’

İlçe Belediye Başkanları ile karşılıklı fikir alışverişinin yapıldığı toplantıda değerlendirmelerine devam eden Babaş; “Ben merkezde çok geniş kapsamlı bir kısırlaştırma ünitesi kurmamız gerektiğini düşünüyorum. Yine gidemeyeceğimiz yerler olursa da bunun için de mobil kısırlaştırma ünitesi alalım. Bizim sahipli ve sahipsiz tüm hayvanları kayıt altına almamız lazım. Bu konuda Bakanlığımızın başlattığı bir çip uygulaması var. Bu uygulamanın yaygınlaşması lazım. Ben bir yılı geçmemek şartı ile sokak hayvanlarını kısırlaştırmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda sadece sokak hayvanları sorun teşkil etmiyor. Hayvan sahiplerinin de bu konuda uyarılması lazım. Özellikle köylerimizde yaşayan vatandaşlarımız köpekleri yavruladıkları zaman bu yavruları il ve ilçe merkezlerine terk ediyorlar. Bizim en büyük sorunumuz bu. Bunu da kısırlaştırma ve kayıt altına alma yöntemi ile engelleyebiliriz.  Bakanlığımızın bu konuda çok önemli çalışmaları var” diye konuştu.

‘SAYIN BAKANIMIZ KASTAMONU’DAKİ BARINAĞIN GELİŞTİRİLMESİ İÇİN TALİMAT VERDİ’

Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun talimatı ile Kastamonu’ya gelen Yaban Hayatı Daire Başkanı Cihangir Altuğ ise yaptığı konuşmada; “Bakımevleri belediyelere ekstra maliyetler getiriyor. Özellikle ilçe belediyelerimiz için oldukça büyük maddi külfetleri beraberinde getiriyor. Ben il genelinde sorunu ele almanın çok faydalı olacağını düşünüyorum. İnşallah Kastamonu örnek olur ve diğer illerimizde de bu çalışmayı yapabiliriz. Yeter ki bir araya gelebilelim ve kamu kaynaklarını etkin olarak kullanabilelim. Her ilçeye bir barınak yapmak yerine bir merkezde toplamak daha az maliyetli bir uygulama olacaktır. Sabah Kastamonu Belediyesi’nin bakımevinde incelemelerde bulunduk. Burada dört dörtlük bir bakımevi inşa edilmiş. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Dolayısıyla burada böyle bir imkân varken de bu tesisi biraz daha genişletilip, geliştirip daha etkin olarak kullanalım. Zaten Sayın Bakanımız Kastamonu ziyareti esnasında Kastamonu’daki barınağı güçlendirelim ve tamamını biz finanse edelim diyerek talimatını verdi” diyerek konuşmasını sürdürdü.

‘BAKANLIK OLARAK BEŞ TEMEL İLKE ÇERÇEVESİNDE ÇALIŞMALARIMIZI YÜRÜTÜYORUZ’

İlçe Belediye Başkanlarının konuyla ilgili olarak ilçelerinde yaşadıkları sorunların da konuşulduğu toplantıda Altuğ; “Bakanlık olarak beş temel ilke çerçevesinde çalışmalarımızı yürütüyoruz. Bunlar; aşıla, kısırlaştır, işaretle, kayıt altına al ve sahiplendir. Bunun yapılması için mutlaka barınakların ve barınaklarla birlikte kısırlaştırma ünitelerinin bilimsel ve teknik altyapılarının tamamlanmış bir şekilde olması gerekir. Ayrıca hayvanların nekahet dönemlerini sağlıklı bir şekilde geçirecekleri bakımevlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bakanlığımız bu kapsamda son beş yıldır birçok belediyeye barınak yapmaları halinde maliyetin yüzde 40’ı oranında tutarını hibe olarak veriyor. Tabi biz Kastamonu’da bu maliyetin tamamını finanse edeceğiz. Hem toplum sağlığı hem de hayvan sağlığı açısından sokak hayvanlarının sayısını sınırlandırmamız gerekiyor. Bütün Avrupa ülkelerinde bu sınırlandırma itlaf yöntemi ile yapılıyor. Ancak itlaf etmek bizim medeniyetimize, inancımıza, düşünce yapımıza ve kültürümüze hiçbir şekilde uymuyor. Allah’a şükür bizde böyle Allah’ın verdiği canı almak gibi bir uygulama yok” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Yazar